Herkül ve Argonaut’ların altın postu aramak için geldiği ve amazon savaşçı kadınlarının erkeklerden uzak bir dünya kurarak yaşadığı başta olmak üzere birçok antik söylentiye sahip olan Giresun Adası (Altın Post Adası), konuları mitolojik bir yolculuğa çıkartıyor.

ADADA BİRÇOK MEDENİYET KURULMUŞ

Giresun Adası tarih boyunca Areas, Areas Nisas, Area, Aria, Areionesos, Chalceritis, Island of Birds, Aretias, Puga gibi farklı isimlerle anılmış. Adanın bu kadar fazla isimle anılması, adaya birden çok halkın ve kültürün hakim olduğunu gösteren en önemli delil sayılıyor. Bir efsaneye göre; adanın tam karşısında kartal gagasını andıran Gedikkaya’dan kopan bir parçanın denize yerleşmesiyle oluştuğu söyleniyor. Güzel prenseslerin aşkları uğruna kendi canına kıydığı, daha iyi savaşabilmek için göğüslerinden birini kesen Amazon kadın savaşçıların yaşadığı bu muhteşem tarihi ada ziyaretçi akınına uğruyor.

ZAMANA YOLCULUK KONSEPTİNİN ÜYESİ

Dünyaca ünlü Zamanda Yolculuk turizm konseptinin de (Bridging Ages) üyesi olan Giresun Adası‘nın tarih, mitoloji ve doğal hayatla harmanlanmış öyküsü, ada yerlileri tarafından gelen konuklara anlatılıyor. 40 dönümlük bir alanı kaplayan ada, manastır harabesi ve sur gibi tarihi kalıntıları da bünyesinde barındırıyor. Karadeniz Bölgesi‘nde Akdeniz ikliminin görüldüğü tek yer olan adada 71 farklı bitki türü bulunuyor.

PONTUS’TAN OSMANLIYA GEÇTİ

Hitit döneminde yazılı tabletler; M.Ö. 1600’lü yıllarda bölgeye hakim olan ilk medeniyetin Miletoslular olduğunu bildiriyor. Ancak Miletoslular bölgeyi kalıcı olarak kullanmak yerine; yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürü amaçlı kullanmışlar. Daha sonraları denizci medeniyetlerden olan Cenevizliler ve Venediklilerce gemi sığınağı olarak kullanılan ada; yıllar boyunca sırasıyla Roma İmparatorluğu, Pontus ve son olarak da Osmanlı Devleti tarafından çeşitli amaçlarla kullanılarak günümüze kadar gelmiş.

ZİYARETÇİ LİMİTİ VAR

Karadeniz’in ilk ve tek yaşanabilen adası olan Giresun Adası‘na ulaşım Giresun  şehir merkezinden kaldırılan vapur seferleri ile sağlanıyor. Ada doğal koruma alanı olduğundan, ekosistemini bozmamak adına günlük bir ziyaretçi üst limiti de belirlenmiş durumda. İkinci dereceden sit alanı olarak ilan edilen ada; 2019 yılı ile birlikte UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi’ne aday oldu. Haberlerimizi InstagramFacebookTwitterTelegram hesaplarımızdan ve YouTube kanalımızdan takip edebilirsiniz.