59 MyGazete Logo
Antalya'dan Dünyaya
Adopen
,
InterPress
Bakırköy Spor Vakfı Sosyal Tesisleri’nin yıkımı esnasında Bakırköy Belediyesi...
Riyad yönetimi, 2018 yılında ülkede sinema yasağının kalkacağını bildirdi....
Fenerbahçe'nin yıldız futbolcusu Alper Potuk ile ünlü oyuncu Tuvana...
Demet Şener 11 yıllık eşi, 2 çocuğunun babası İbrahim...
44. Pantene Altın Kelebek Ödülleri bu akşam Zorlu PSM’de...
İki ünlü oyuncu Tolga Güleç ile Yeliz Şar bu...
Aşklarıyla yıllardır konuşulan Mustafa Sandal ve Emina Sandal'ın evlilikleri...
Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat ile işadamı Murat...
Türk asıllı Alman vatandaşı Pınar Dilek ile evlenen Tarkan...
Antalya'da 120 bin metrekare alanda inşa edilen 420 konutluk...
Dansçısı Ceren Yılmaz’ı sigortasız çalıştırdığı gerekçesiyle mahkemeye verilen Murat...
Bir giyim markasıyla 2.5 milyon TL’ye anlaşan Burak Özçivit,...
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının ana sponsorluğunda, Antalya Büyükşehir...
İki yıl önce yumurtalık kanseri teşhisi konan Bahar Korçan,...
Anadolu ve Ortadoğu Uluslararası Dostluk Derneği (AMEİFA), Antalya’daki engelli...
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları...
Deepo Outlet Alışveriş Merkezi tarafından organize edilen, Türkiye ile...
'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasını sunan Murat Yıldırım, eşi...

POLİTİKA

KKTC’de Türkiye karşıtlığı gittikçe artıyor

Eski Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı emekli Korgeneral İlyas Bozkurt, Yeniçağ Gazetesi Köşe Yazarı Ahmet Takan'a Kıbrıs-Türkiye ilişkileri ve Kıbrıs konusuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

19.09.2017 13:45

Güçlü bir PKK lobisi ve yapılanmasının olduğunu belirten Emekli Korgeneral İlyas Bozkurt konuşmasını şöyle sürdürdü: "Tüm üniversitelerde hatırı sayılır PKK'lı öğrenciler var. Türkiye'de puan tutturamayanlar daha çok hukuk yazıp yerleştiriliyorlar.. Solcu öğretim görevlileri hamilik yapıyor. Psikolojik üstünlüğü ele geçirmeye çalışıyorlar. Sol medya sol siyaset adamları kucak açıp arka çıkıyor. Öğrencilere para geliyor AB'den. Kıbrıs'ın geleceğini tehdit edebilir.

* Rum sarayından beslenen sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri var...

Kıbrıslı Türklere kimlik veriyor Rum tarafı, pasaport veriyor dolayısıyla bunların kanaatlerini ellerinde tutuyorlar. Bu kimliklerle, pasaportlarla Avrupa'ya vizesiz girip çıkıyorlar bir Rum vatandaşıymış gibi.  Kıbrıslı kimliği yaratmaya çalışıyorlar. Yani şöyle diyebilirsiniz; 'Ya Türk'ü Rum'u fark etmez biz Kıbrıslıyız.' Ama kendileri Rumluklarına iyi sahip çıkıyorlar. Türkleri Türk kimliğinden uzaklaştırmak için böyle bir söylem geliştirmişler. Bu sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcilerine AB ve yine başkanlık sarayı para veriyor. Değişik projeler adı altında. Maksat bunlar çözümü desteklesin. Çözüm de şu güneye yamanmak.

Hiç aklınıza gelmeyecek şekilde sokaktaki kamuoyu üzerinde etkisi olan vatandaşa bile para veriyorlar. AB tarafından para ile destekleniyor.

* Türkiye karşıtlığı gittikçe artıyor...

Kıbrıslı hep şuna inanmış; biz dara düşsek Türkiye gelir bizi kurtarır. Biraz geç olur biraz gecikir ama gelir. Fakat 2002'de Kıbrıslı bir şok yaşamış. Birdenbire "Annan Planı'nı kabul edeceksiniz" diye. Ve özellikle milliyetçi vatansever Kıbrıslılar Türkiye'ye olan güvenlerini yavaş yavaş kaybetmeye başlamışlar. Demek ki Türkiye'nin de bir menfaat güdüsü var menfaatine geldiği zaman bizi de harcayabilir şeklinde bir şey oluşmaya başlamış. 2002'den sonra böyle bir şey oluştu, hayal kırıklığı oluşuyor. Sol'un güçlü olması militarizme ve 'yabancı asker'e karşı bir de tepki doğurmuş. Türkiye'den gelen yardımlar iktidar tarafından buharlaştırılmış. Hep çevresindeki insanlar bundan nemalanmış.

Ve Rumlar da çok etkili psikolojik bir harekat uygulamışlar; 'Kıbrıslıyız biz, Rum veya Türk olmak bizim için önemli değil. Kıbrıslı olmak önemli. Biz sorunsuz yaşıyorduk İngiliz-Amerikan gibi emperyalist devletler geldi burayı karıştırdılar. Türkiye de geldi bundan istifade etti. Ülkemizi işgal etti' gibi temalar kullanarak. Mevcut durum Kıbrıs Türk'ünün aleyhine. 'Biz Rumlar AB'ye üye olduk. Rumların GSMH'si çok yüksek, kişi başına düşen millî gelir çok yüksek. Bundan siz zarar görüyorsunuz, siz izole ediliyorsunuz, siz fakir kalıyorsunuz, bir kimliğiniz yok' gibi sürekli beyinlerine böyle işleniyor.

Halkı yavaş yavaş 'biz mutlaka Rumlarla ortak bir devletin içinde yer almalıyız' fikrine inandırmışlar. Türk karşıtlığının nedenleri gün geçtikçe  artıyor. Nihai karar mekanizması genelde Türkiye olduğu için gerek ekonomik konular olsun gerek dış politika konuları olsun, halk kötü bir gidiş olursa hemen Türkiye'yi suçluyor. 'Bizde sahte bir devlet var asıl karar vericiler Ankara'da' diyor. Ve kötü gidişattan hep Türkiye'yi sorumlu tutuyorlar. Türkiye karşıtlığı her geçen gün artıyor. Bu nasıl giderilir onu da söyleyeyim. Bence hemen hiç gecikmeksizin bir acil eylem planı oluşturması lazım Türkiye'nin.  Hükümetin bu konuda bir karar vermesi lazım. Bir siyasi irade lazım. Bir stratejik iletişim planına ihtiyaç var. Herkesin askeriyle, dışişleri bürokratı ile ekonomi bürokratları ile bu Kıbrıs yardım heyetinde görev alan herkesin ortak dilden konuşması lazım. Birisi farklı, birisi farklı konuşmaması lazım. Kıbrıs halkının hassasiyetlerine dikkat etmek lazım. Ona çok duyarlı olmak lazım. O konularda da hata yapmamak lazım. Kıbrıs ve Kıbrıslı Türkler hakkında Türkiye hükümetleri karar veriyor görüntüsünü yavaş yavaş silmek lazım. Kıbrıslıların özne olduğunu onlara hissettirmek lazım. Kendi gelecekleri, istikballeri ile ilgili onların özne olduklarını onlara hissettirmek lazım. Kıbrıslının hayat tarzına karışıyormuş imajını vermekten de kaçınmak lazım.

Gençlere yönelik, gençleri hedef alan Türklük bilincini Türklük duygusunu yükseltecek programlar yapması lazım.

Büyükelçi, sömürge valisi gibi demeçler vermemeli. Büyükelçi, Büyükelçiliğinin bilinci içerisinde demeçler vermeli kamuoyuna. Söyleyeceği bir şey varsa kapalı kapılar arkasında Cumhurbaşkanı, Başbakan ile konuşmalı aksi takdirde sol bunu hemen istismar eder. 'Bizim vali yine konuştu' gibi."

Çok uzun sohbet ettik İlyas Bozkurt ile... Noktayı şöyle koydu;

"Eğer gerekli itinayı gösterip dikkatli olmazsak Kıbrıs her an elden gidebilir. Kıbrıs'ı kaybedersek her an Ege olabilir. Akdeniz'in doğal kaynakları ve ulaşım güvenliğimiz tehlikeye girer. On binlerce şehidimiz var, bizden davacı olurlar."

 

Yorumlar

Meating

Turizm Haberleri

Editörün Seçtikleri

En Çok Okunanlar

Spor Haberleri