59 MyGazete Logo
Antalya'dan Dünyaya
Adopen
,
InterPress
Bakırköy Spor Vakfı Sosyal Tesisleri’nin yıkımı esnasında Bakırköy Belediyesi...
Riyad yönetimi, 2018 yılında ülkede sinema yasağının kalkacağını bildirdi....
Fenerbahçe'nin yıldız futbolcusu Alper Potuk ile ünlü oyuncu Tuvana...
Demet Şener 11 yıllık eşi, 2 çocuğunun babası İbrahim...
44. Pantene Altın Kelebek Ödülleri bu akşam Zorlu PSM’de...
İki ünlü oyuncu Tolga Güleç ile Yeliz Şar bu...
Aşklarıyla yıllardır konuşulan Mustafa Sandal ve Emina Sandal'ın evlilikleri...
Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat ile işadamı Murat...
Türk asıllı Alman vatandaşı Pınar Dilek ile evlenen Tarkan...
Antalya'da 120 bin metrekare alanda inşa edilen 420 konutluk...
Dansçısı Ceren Yılmaz’ı sigortasız çalıştırdığı gerekçesiyle mahkemeye verilen Murat...
Bir giyim markasıyla 2.5 milyon TL’ye anlaşan Burak Özçivit,...
Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının ana sponsorluğunda, Antalya Büyükşehir...
İki yıl önce yumurtalık kanseri teşhisi konan Bahar Korçan,...
Anadolu ve Ortadoğu Uluslararası Dostluk Derneği (AMEİFA), Antalya’daki engelli...
Medical Park Antalya Hastane Kompleksi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları...
Deepo Outlet Alışveriş Merkezi tarafından organize edilen, Türkiye ile...
'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasını sunan Murat Yıldırım, eşi...

ANTALYA HABERLERİ

AKDENİZ’DE BÜYÜK TEHLİKE

Akdeniz’de mavi tura çıkan kruvaziyer gemileri, yatlar ve tur teknelerinden denize sintine, çöp ve atık yağarken, bu deniz araçlarının gövdelerinden denize karışan zehirli boyalar da canlı yaşamını tehdit ediyor.

05.07.2017 23:00

Yalnızca Akdeniz’deki 500.000 yattan denize dökülen zehirli boya miktarının yılda 2.500 ton civarında olduğu belirtiliyor. Antalya da, bu kirliliklerin tümünden nasibini alıyor.

Turistik merkezlere yanaşan ve buralarda konaklayan gemiler ile yatların yarattığı kirlilik, kimi bölgelerde mavi bayrak alımına dahi engel oluyor. Yat turizmi yapan Fethiye, Marmaris ve Bodrum gibi tatil beldelerindeki koylar, özellikle bayram tatillerinde bölgeye demirleyen gemi, yatlar ve tur teknelerinin bıraktığı sintineler nedeniyle ciddi kirlilik yaşıyor. 



Yaz aylarının gelmesiyle yat turizminde önemli bir artış meydana geldi, devasa cruise gemileri turistik kentlerin limanlarına yanaşmaya başlarken, Akdeniz’deki 500 bin yat da kontak ve yelken açarak harekete geçti. Özellikle 'Mavi Tur' adı verilen tekne turlarının da başlamasıyla Akdeniz’deki turistik tekne trafiği ciddi anlamda artış gösterdi. Elbette bu artışla birlikte, dünyanın turizmdeki en fazla söz sahibi olan denizi Akdeniz ile Akdeniz’e kıyısı olan tatil kentleri ciddi bir atık kirliliğiyle karşı karşıya kalmaya başladı.


 
10 TURİSTİK GEMİNİN YARATTIĞI DEV KİRLİLİK

Öncelikle Akdeniz’de pek bilinmeyen ve canlı yaşamını tehdit eden bir kirlilik nedenine yani zehirli boyalara göz atalım. Zehirli boyalar teknelerin gövdesini zararlı organizmalardan koruyor ve bu yolla teknenin hızını artırıp, yakıt tasarrufu sağlıyorlar. Ancak, içerdikleri maddeler nedeniyle ‘Zehirli’ olan bu boyalar, çevre açısından hiç de masum değiller ve denizler ile deniz canlılarına büyük zararlar veriyorlar. Yapılan araştırmalara göre, bir yata sürülen 15 kilogram zehirli boyadan yılda 5 kilogramının denize karıştığı ifade ediliyor.  Akdeniz’deki 500.000 yattan denize dökülen zehirli boya miktarı, yılda 2.500 ton olarak hesaplanıyor. Elbette dev tankerleri, kargo gemilerini ve yolcu gemileri hesaba katıldığında yılda 2.000 tonluk bu rakamı en az 200’le çarpmak gerekiyor. Peki hepsi bu kadar mı? Elbette değil… Yabancı kaynaklardan edinilen bilgilere göre, dünyadaki denizden kirlenmenin (Yani tekne ve gemiler tarafından) yarısının biraz daha fazlasını 10 büyük turistik kruvaziyer gemi yaratıyor. Sadece 10 tane devasa turistik geminin gövdelerinden denize salınan boyanın yanı sıra bu gemilerin denize bıraktığı atıklarla dünya denizleri adeta çöp tenekesine dönüyor. 



DENİZİ YAZ-KIŞ KİRLETİYORLAR

Öte yandan, her türlü denetimden uzak bir şekilde Akdeniz’de gezen ve Türkiye’deki turistik merkezlerde demir atan yerli ve yabancı yatlar ile tur tekneleri, çok ciddi bir kirliliğe neden oluyor. Yat turları ağırlıklı olarak yaz aylarında gelişim gösterse de kış aylarında da bu sektörün kendi alanında varlığını sürdürdüğünü söyleyen Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Sunlu, "Tekneler marinalara çekilerek yıllık bakımları yapılıyor ve kışın dahi denize kimyasal karışıyor. Dolayısıyla teknenin bakım aşamasından yaz aylarındaki turlara kadar denize verilen zarar her dönemde kendini gösteriyor" diye konuşuyor. Prof. Sunlu sözlerini şöyle sürdürüyor: Turizm açısından önemli bir yere sahip olan yat turlarının avantajlarının yanında, çevreye ve denizlere verdiği zararlar nedeniyle birçok dezavantajı da bulunuyor.”



YAT KİRLİLİĞİNİN İKİ AŞAMASI

Yatların kendisinden kaynaklanan kirliliğin oldukça büyük olduğuna ve yat turizminin yol açtığı kirliliğin iki aşamada gerçekleştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sunlu, "Her yatın kendine ait bir kirli su teknesi var ve bu sular denize dökülüyor. Mazot ve motor yağları da bu şekilde denize boşaltılarak kirlilik daha da büyüyor. Teknelerden kaynaklanan kirlenmelerde, kullanılan suyun denize dökülmesi ve bunun yanında teknedeki insanlar tarafından katı maddelerin denize boşaltılması durumu var. Bunları denize boşaltmak yasal değil ama kötü niyetli insanlar bunları denize boşaltarak denizlerin kirlenmesine sebep oluyor. Teknelerden kaynaklanan pis suların marinalarında bulunan deşarj alanına depolama yapılarak karasal bir bölgede, kontrollü boşaltım yapılması gerekiyor" dedi.

SU ALTINDAKİ ENDEMİK DOKU

Köyceğiz, Dalaman ve Fethiye Körfezlerinin Akdeniz'in doğal alanlarından olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sunlu, "Bu alanların kendine has hassas bir korunma bölgesi var. Bunun yanında yat turizminde, yatlar kapalı koy ve körfezleri gezerken demir atarak duruyor ve demir attıklarında orada bulunan endemik bitkilere çok büyük zararlar veriyor. Biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir yere sahip olan bu bitkiler aslında koruma alanlarıdır ve bunlar denizin dibinde büyük bir yer oluşturarak birçok canlının beslenme habitatını oluştururlar. Oradaki deniz bitkileri aynı yağmur ormanları gibidir ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını sağlar. Her gün onlarca teknenin demir attığı yerlerdeki bitkiler ölmeye ve canlı çeşitliliği azalmaya başlıyor. Bu da yat turizminin bir başka boyutu, görünmeyen kısmı" diye konuştu.



KOYLAR KORUMA ALTINA ALINMALI

Prof. Dr. Sunlu, "Yatçılığın oluşabilmesi için marinaların kurulması gerekir. Limanların sayısı artarsa yat turizmi gelişir. Yat limanının yapılacağı yerlerin iyi bir şekilde seçilmesi gerekir. Zengin ekosistemin olduğu kıyı alanlarına liman yapıldığında bütün canlılar ve oradaki doğal yaşam yok olur. Marina yapılan alanların inşaatından sonra geri dönüşü mümkün değil çünkü deniz dolduruluyor, liman yapılıyor ve bölgedeki yaşam alanı yok edilmiş oluyor. Yat turizmini istiyorsak hem marina yapacağız hem de çevreye uyumlu bir şekilde inşa edeceğiz. Ayrıca teknede bulunan kişiler doğaya saygılı değilse bu koruma ne yazık ki gerçekleşmiyor. Her teknenin her koya girip demirlemesinin de engellenmesi gerekiyor. Bu sayede koylardaki kirliliğin de önüne geçilmiş olur" dedi.

TURİZM VE DOĞA BÜYÜK ZARAR GÖRÜYOR

Güneşi, kumsalları, sualtı canlıları, berrak ve ılık suyu ile yüz milyonlarca turist için bir çekim merkezi olan Akdeniz'de son yıllarda artan kirlilik, Türkiye'de turizm açısından büyük değere sahip illeri tehdit ediyor. Akdeniz'in uluslararası deniz taşımacılığının en önemli geçiş bölgelerinden biri olması ve kıyısı olan ülkelerdeki sanayi kuruluşlarının atıkları nedeniyle her yıl artan kirliliğin sahil şeridine ulaşması sonucu turizm ve doğa büyük yara alıyor. Ülkemizin sahil kentlerine demirleyen turistik gemi ve yatların yarattığı kirlilik de, Antalya, Fethiye, Marmaris, Bodrum gibi doğa harikası koylara sahip turistik destinasyonlarda büyük tepkilere yol açıyor.

BODRUM’DAN YÜKSELEN ÇIĞLIK

Geçtiğimiz yıl Bodrum’un Kisebükü ve Cennet Koyları başta olmak üzere 7 koya bazı teknelerin sintine atıklarını boşaltması çevreciler, deniz tutkunları ve tatilcilerin büyük tepkisine neden oldu. Bodrum'a bayram tatili ile birlikte gelen yat sayısındaki patlama kirlilikte de patlama yaptı.  Yaklaşık 2 bin 400 yatın demirlediği Bodrum'un en güzel koylarından Cennet ve Kisebükü koylarına sintine atıkları bırakıldı. Ege Yatçılık ve Turizm Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Özer, Kisebükü Koyu'nda denize bırakılan sintine atıklarını fotoğraflayıp, sosyal paylaşım sitesinden paylaştı. Özer, paylaştığı fotoğraflarının altına, "Ülkemin yetiştirdiği kaptan ve denizcilere sesleniyorum. Bu resim mesleğinizin yüz karaları olan kaptan ve gemiciler tarafından Kisebükü Koyu'nun içinde denize basılmış olan b..ların resmidir. Eğer mesleğinize sahip çıkmazsanız birkaç yıl sonra ekmeğinizden olacaksınız" diye yazdı. Özer, "Bugün elbirliği ile mavi yolculuğun cenazesini kaldırdık. Gezdiğim koylardan Kisebükü ve Cennet'in dışında Tavşan Burnu, Sağdıcık, Mazı, Çökertme ve Barbaros koylarında sintine atıkları vardı. En az 20-25 tekne sintine bırakmıştı. Mavi yolculuk ve deniz turizmi diyoruz. Akdeniz'de gezen 400 bin yat buraya gelsin, bu pastadan pay alalım istiyoruz. Ancak, deniz turizmindeki gerekli altyapıyı hazırlamazsanız, kıyılarda ve adalarda sintine boşaltılacak zemin hazırlamazsanız, bu tür felaketlerle karşı karşıya kalmanız da olağandır" dedi.

DENİZ KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı tarafından yapılan açıklamada, kara kaynaklı çöplerin akarsular, kanallar, kanalizasyon çıkışları, taşkınlar, rüzgâr ve gelgitlerin süpürmesi yoluyla denize ulaşmasının yanı sıra deniz kökenli faaliyetler de denizlerin kirlenmesinde önemli nedenler olarak gösteriliyor.

•             Ticari amaçlı balıkçılık – olta takımı ya da ağların atılması, ağlara takılan straforlar.

•             Ticari ya da serbest gemicilik (büyük kargo gemileri, yolcu gemileri, feribotlar) – bu gemilerin atık su boşaltımları ve yolculuk sırasında denize düşen yükleri.

•             Eğlence amaçlı gemicilik (balık avlamak için kullanılan küçük tekneler, yatlar, su sporları) – denize bırakılan şişe, atık su, olta, spor aletleri gibi çöpler.

•             Denizaşırı petrol ve gaz platformları – bunlardan bırakılan sondaj aletleri, borular, variller, ambalajlar.

•             Balık çiftlikleri – Bunlardan bırakılan ağ kafesler, yapı malzemeleri, yem çuvalları.

•             Tarımsal alanlarda erozyon sonucu akarsularla denize karışan toprak ve diğer kirleticiler. (Tarım alanlarından her yıl önemli miktarlarda toprak, erozyon yoluyla denizlere taşınmaktadır. Denizlere sadece toprak değil, tarımsal faaliyetler sonucu akarsulara karışan pestisit ve gübre gibi kimyasal atıklar da taşınmaktadır.)

• Akdeniz’e kıyısı olan bölgelerdeki sanayi tesislerinin deşarj ettiği atıklar.

Dahası, gemilerde oluşan çöp sıklıkla denize bırakılıyor. Gemilerde, liman ve marinalardaki atık yönetim tesislerinin yetersizliği problemi daha da büyütüyor.

Plastik kirliliği ne boyutta?

Bilim insanları plastik tüketimimizin aynı şekilde devam etmesi durumunda 2050 yılında denizlerde balıklardan çok plastik olacağını öne sürüyor. Her bir dakikada bir çöp kamyonu kadar plastik dünyanın su kaynaklarına karışıyor. Avrupa’da ise her yıl 100 milyar plastik poşet kullanılmakta ve bunun 8 milyarı su kaynaklarına karışıyor.

(Emre Gündoğdu - mygazete.com )

 

Yorumlar

Meating

Turizm Haberleri

Editörün Seçtikleri

En Çok Okunanlar

Spor Haberleri